Alienum phaedrum torquatos nec eu, vis detraxitssa periculiser ex, nihil expetendis in mei eis an pericula es aperiri deprecatis.

 

Yaşlılık Sendromu

İnsanoğlunun, sağlıkla ilgili bilinç düzeyinin arttığı günümüzde, doğru orantılı olarak yaşlanma yaşı da yükselmiştir ve eskiden 40-45 yaş civarı kabul edilen yaşlılık süreci, yaşlılık sendromu, şimdilerde tıp’ta 65 yaş ve üstü olarak kabul görmektedir ki, bu bağlamda dediğimiz olay 60 – 65 yaş üzeri olarak ele almalıyız.

Yaşlılık Sendromu

Bu konuyu erkek ve kadın olarak 2’ye ayırmamız mümkün, çünkü erkek ve kadınlardaki yaşlanma süreci bedensel ve ruhsal olarak farklılıklar göstermektedir. Örneğin; erkeklerdeki testosteron seviyelerinin, 45 yaş civarında %35 gibi bir azalma göstermeye başladığını göz önünde bulundurursak, bu değişimin erkek yaşlılarımızda günlük her türlü faaliyetlerinde değişimler göstereceğini fiziksel beden kuvvetini kaybetmeye başlamasıyla beraber işlevsel beyin faaliyetlerinde de yavaşlamaya yönelik bir takım eksikler yaşayabileceği sıklıkla gözlenmiştir.

Bunlara kısaca, unutkanlık, bedensel olarak kas kaybı, duyu organlarında azalma olarak baktığımızda, kişiye bunun geri yansıması, yetersizlik hissi olarak geri döneceğinden agresif tutumlar içine girmesi, sıklıkla duygu durum değişikliği yaşayacağı kaçınılmaz olacaktır. Konuya ek olarak şunu da söylemek isterim ki, 65 yaş üstü bireylerde yapılan araştırmalarda majör depresyon görülme oranı %2-4 dür. Bilinenin aksine, yaşlılık döneminde depresyon sanıldığı kadar normal değildir. Depresyon, ister genç olsun ister, yaşlı tedavi edilmesi gereken bir unsurdur.

Yaşlılıkta kaygı, genellikle depresyon ile birlikte görülmekte ve çevresel faktörlerden doğan bir olgu olarak kabul edilmektedir. Bu kaygılara bir de ölüm kavramını eklersek yaşlı bireylerin bu dönemi yalnız geçirmelerinin çokta sağlıklı olmayacağını anlamış oluruz.

Tüm bu bilgilerin ışığında aile içi durumu müsait olmadığı zamanlarda, yaşlımızı bir yaşlı bakıcı veya bir hasta bakıcı ile yaşamaya ikna etme çabalarımız daha bir önem kazanmaktadır. Sonuç olarak yaşlanmak doğal ve kaçınılmaz bir süreçtir, lakin yalnız kalınmaması gereken bir süreçtir.

Yaşlılık sendromunun başlıca nedenleri nelerdir?

* Yaşlı bireylerin hayatındaki çevresel faktörlerin değişime uğraması

* Yaşlılık süreci, genç yaşlardaki gibi özgür yaşamaya belli bir sınırları getirmesi

* Yaşlanma sürecinde, etrafımızdaki sevdiğimiz arkadaşlarımızın kayıpları

*Çoğu yaşlının artık anne, baba, kardeş gibi bağlarının, çocukluk ve gençlikteki gibi olmaması ve ayrıca kendi kurduğumuz ailedeki bireylerin, kendi düzenleri nedeniyle, arada kısıtlı zaman geçirmeleri veyahutta, yalnız bir hayat geçirmiş olsak bile, bu yalnızlığın yaşlılıktaki yalnızlığa hiç benzememesi, bri kader arkadaşı arayışımızdan dolayı, kişi daha da yalnızlaşmıştır.

*Yaşlının yalnız olması, artık bakıma ihtiyacı var iken, ona bakacak bir ailesi olmaması takdirde, bu yalnızlık, çok daha fazla zor bir yaşlılık sendromu yaşatır.

*Değişen ortamlar, yaşam koşulları ve yakın ilişkiler kişiyi bu dönemde mutsuzluk, çaresizlik ve sonuç olarak da depresyona sürükleyebilir.

*Yaşlılık döneminde depresyon, sanıldığı kadar normal değildir. Depresyon ister genç ister yaşlı kişilerde olsun tedavi edilmesi gerekir

Yaşlılık döneminde;

Yaşlı, yalnız kalamıyor, günlük ihtiyaçlarını devam ettiremiyor ve bunların yanı sıra fiziksel veya kronik bir rahatsızlığı var ise, bu yaşlılarımıza hayat yoldaşı olup, tüm ihtiyaçlarını karşılayacak, yaşlı bakıcı ve hasta bakıcıları 29 yıllık yaşlı bakıcısı şirketi ve hasta bakıcısı şirketi olarak, evde yaşlı bakımı hizmetlerievde hasta bakımı hizmetleri vermekteyiz. En iyi yaşlı bakıcısı şirketi için bizi arayın.

Berkay Danışmanlık İnsan Kaynakları
İnsan Kaynakları Yöneticisi
Güldan ŞAHBAZ
03.07.2020

Yazımızı paylaşmak için;
No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.